41. Hafta da bitti… Bende hala bi numara yok.

Yazı tarihi: Perşembe 9 Nisan 2009

4140. Haftanın sonundan beri yani, Cuma’dan beri her iki günde bir hastanedeyiz ve elimizde doruk’umuzla beraber dönmeyi ümid ederek gidiyoruz. Her gidişimizde Herman Bey, bir iki güne kadar kendiliğinden doğuracağını düşünüyorum deyip bizi evimize gönderdi. Cuma günü gittik-döndük, Pazartesi günü yine bir umutla gittik-döndük, Çarşamba günü normal geldi geldi gelmedi sezercik ile alınacak diye aç karnıma gittik ve malesef yine elimiz boş döndük :( Bizdeki sükût-u hayal bir yana Avcılar’dan abimler yengemleri, işyerinden Mertel’i ve öğleden sonra gelmek için hazırlık yapan diğer Tek Yapı arkadaşlarıma ve en çok da doğum fotoğraflarımı çekmek için gelen Ayça’ya mahçup olmanın sıkıntısını yaşadım :( Herman Bey’in çarşamba alacağız sözüne istinaden haber verdiğimiz insanlar ve telefonla açıklama yaptığımız kişilerin haddi hesabı yoktu… Ufak çaplı skandal… Tam bana göre yani :) Allahtan Selimcim de işin içindeydi de yaşanan bu karışıklığa sebep olan kişinin ben olmadığıma inandım… Neyse, doktorumuz bizi eve gönderdi ve Cuma günü için randevulaştık. Yarın 41. haftamız doluyor, oğlum hala içerde fıldır fıldır gezmekte… En sonki ölçümlere göre 4 kilonun üzerinde çıkmıştı, yarın belki 4,100 ün de üzerine çıkmış olacak. Karnım iyice aşağı düştü ama sanırım iri bir bebek olduğundan hâla kanala girmiş değil… Bazen düşünüyorum ben bilinçaltımda bir karar veremediğim için mi çocuğum hangi yolla geleceğine karar veremedi acaba??? Öyle ya en başından beri ‘hakkımda hayırlısı ne  ise o olsun’ dediğim için ve kendimi kaosun nazik ellerine dertsiz tasasız şekilde bıraktığım için ve de doktoruma çok güvendiğim için hiç bir düşünceye yoğunlaşamadım. Kimbilir???

Neyse, öyle ya da böyle Allah’ın izni ile kısmetse yarın oğluma kavuşabilmeyi umuyorum… Bir kaç kez gidip elimiz boş döndüğümüz için mi, yoksa artık gerçekten çocuğumu görmek istediğimden mi bilmiyorum duygu boşluğuna düştüm. Pek bir şey -ki buna korku da dahil- hissetmiyorum. Heyecanlı değilim. En çok merak var sanırım. Ultrason da sadece bir kere hayal meyal gördüğüm yüzü merak ediyorum, oğlumun bana nasıl bakacağını merak ediyorum. Bana ve babasına neler hissettireceğini merak ediyorum. Canını hiç düşünmeden vereceğin bir sevginin neye benzediğini merak ediyorum. Ve yine her zamanki gibi Allah’tan hayırlısını diliyorum.

Bu defa oğlumla birlikte dönmeye çok kararlıyım, Herman bizi evimize gönderse bile dönmeyeceğim :) Bir sonraki yazımı anne olarak yazmayı umuyorum…

Dua ile…

Doruk’un annesi, Yasemin

41. Haftanın sonunda kilo; 75  Tansiyon; 12-8

Henüz bu yazıya yorum yapılmamış.

Yorum yapın


(zorunlu)

(zorunlu)