Mart 2009 arşivi

39. Haftanın Sonunda…

  • Bebeğim 3,790 kg, ben 73,4 kg, tansiyonum 10 - 6
  • Geceleri uykuya dalmak, benim gibi hemencecik uyuyabilen biri için bile zorlaşmaya başladı
  • Sol tarafıma yatmaktan gına geldi, sırtüstü yatmak istiyorum ama o zaman da nefes alamıyorum. Bir de bebeğime oksijen gitmezmiş diye yatamıyorum.
  • Bebeğim sürekli hareket halinde çok şükür. En çok süt içince, portakal yiyince ve tatlı götürünce mutlu olup totosunu çıkartıyor :)
  • Doğduktan sonra karnımdaki hareketlerini çok özleyeceğimi biliyorum.
  • Tüm hazırlıklarımız bitti… Çikolatalarına varana kadar… Bir ara tümünün fotosunu çekeceğim…
  • Evi baştan aşağı elden geçirdik, temizledik. Hemen hemen her şey yıkandı, ütülendi, tekrar yerleştirildi. Temizlik gibisi yok gerçektende.
  • Oğlum sadece bizim evimize değil memlekete de baharı getirdi :) Hava günlük güneşlik…
  • Pazartesi yeniden kontrolümüz var. Eğer dört kiloya çıkar ise doktorumuz sezercik için tarih verecek, yok eğer kilosu çok artmazsa beklemeye devam :)
  • Herkesin şu gün doğurma sakın diye verdiği bir tarih var :) ve hiçbiri birbirini tutmuyor :)
  • Ama ben artık oğlumu görmek istiyorum… Elime alıp sevmek, koklamak, ısırmak istiyorum!!!!!!
  • Babamız oğluşunun odasını renkli hayal kahramanlarının resimleri ile süsledi… Ancak bir kreş oğlumun odası kadar renkli olabilir. Bir ara fotolarını çekeceğim…

37H4G

381Oğlumuzla buluşmamız vardı bu gün. Kilo ve tansiyon kontrollerinden sonra muayeneye geçtik. Herman Bey’e göre en çok 10 günü varmış oğluşumun dünyaya gelmek için. Bir hafta önce 3000 gr dediği oğluma bu günkü kontrolde 3700 gram dedi :) Buna göre günde 100 gram almış bizim Tosun Paşamız :) Gözüm korktu birden. Dört kilonun üzerine çıkarsa normal doğum yerine sezercik öneriyor doktor :( Bakalım haftaya durumumuz biraz daha netleşir inşaallah. Bir yandan oğluma çok iyi bakabildiğim için seviniyorum, diğer yandan dört kiloyu geçmesin ki normal yoldan birbirimize kavuşalım keyifli keyifli istiyorum. Tabii bu da her şey gibi kısmet. Bakalım zaman bize ne gösterecek.
Oğlumun neredeyse tüm hazırlıklarını babaannesi ile birlikte tamamladık sayılır.  Daha çok babaannesi yaptı her şeyini. Bir yandan ütüleyip yerleştirdi torununun eşyalarını bir yandan konuştu, sevdi eşyaları… :)

Kilo; 73,4      Tansiyon; 8,5 - 6

37 bitti hoşgeldin 38 :)

Bu gün Cuma’ymış. İnsan çalışmayınca günleri de takip etmez oluyor, saatlere bakmadığı gibi. Zamana bağlı olmamak çok güzel bir şey. İnsan ömrü hayatında en az bir iki kere yaşamalı bence…
Bu haftanın sonunda çok şükür hâlâ önemli bir şikayetim yok. Geceleri beni uykumdan ağlayarak uyandıran enteresan rüyalarım dışında… Gece uykum en az iki kere bölünüyor. Ve ben her uykumda ayrı ayrı enteresanlıkta rüyalar görüyorum. Kimi güzel kimi sıradışı… Hormonlarımın da etkisiyle bi tuhaf oldum ben. Acayip duygusallaştım. Ben uyanıyorum, Selimciğim de uyanıyor. Ona anlatıp rahatlıyorum sonra ben tekrar uyuyorum ( hiç zor olmuyor bu benim için ) olan bir daha gözüne uyku girmeyen Selimcime oluyor :) Bakalım bu ruh halim ne kadar sürecek. Ben bile hayret ediyorum kendime…
Haftaya yeniden doktorla randevumuz var. Bakalım yüzünü görebilecek miyiz canım oğlumun…
37. hafta sonunda kilo; 73,4

Canım Cale’m Cemre’sine kavuştu…

Cale’m nihayet kızına kavuştu. 3 Mart Salı günü sabah sekizde sezeryan ameliyatına girmiş, 10 dakika sonra bebeğini almışlar, Cale’yi de dokuza doğru uyanık vaziyette odasına göndermişler. Ben ofiste çalışıyordum, saat 10 gibi aradığımda Muteber Teyze ile konuştum, kızını emzirdiğini öğrendim. Akşamı zor ettim. İşten çıktık Sultan, Selim ve ben koşa koşa Cale’me gittik. Aslanlar gibiydi arkadaşım. Sanki sabah narkoz alıp ameliyat olan, o değilmiş gibiydi. Maşallah… Kızımız de pek saçlıydı… İpek tenine dokunduk ama yaklaşmaya kıyamadık. 3300 gramdı. Kilosu her şeyi yerli yerinde sağlıklı bir bebek. Allah hepimize nasip etsin hayırlısıyla inşaallah… Dün Jale’yi aradığımda anneliğe iyice alışmıştı. ‘Buna alışılmaz mı Yasemin, yanıma koydukları an alıştım ben yavruma’ dedi bana. Jale ‘olmuş’ yani :)

Kamileler listemizden Cale’yi çıkardık. Kaldık biz yedi kamile :)

36H4G

Artık doğum iznine ayrıldım. İzne çıkar çıkmaz soluğu Aaaaacılar’da aldım :) Öğlen doktorumuza gittik babamızla. Bir güzel muayene olduk veeeee hamileliğimin neredeyse en başından beri ilk defa oğlumun yüzünü gördük. Yüzünün önünde su olmadığı için üç boyutlu görüntüleyemedi doktor ama siyah-beyaz da olsa o kadar belirgindi ki… Sevdik durduk babasıyla. Yüzünün şeklini, gözlerinin kuytuluğunu, burnunu, burun deliklerini, dudaklarını, tüm yüzünü gördük. Çok güzel bir duyguymuş. Her gittiğimizde ölçümler yapılıyordu, organlarını görüyorduk ama yüzünü görmek bambaşkaymış. Sanki doğmuş bir bebek gibi sevebildik ilk defa. Doğduğunda çok şaşırmayacağız galiba :)

Bebişim üç kilo olmuş, yaklaşık boyu da 49  cm gibi. Doktorumuz doğum şeklinin ‘normal doğum’ olmasından yana olduğunu bir kez daha söyledi. Önemli bir şikayetimin olmadığını söyledim. Kilomu ve tansiyonumu ölçtüler, olması gereken değerlerdeydi. Bir takım ayrıntıları doktorumuza sorduktan sonra hastanenin yeni doğan ünitesini, odalarını gezdik. Ne ile karşılaşabileceğimizi bilelim ki doğumun olacağı gün bir de onun gerginliği olmasın istedik. Eğer normal yoldan gelirse bebişimiz Selim’de doğuma girecek inşaallah. Hatta doktorumuz göbek bağını babasına kestirebiliriz dedi :) Ben de çok isterim. İnşaallah her şey yolunda gider…

Bir kaç günümü anne babamla geçirip sonra kendi evime dönüp işlerime bakacağım. Ne de olsa doğuma az kaldı sayılır… Kavuşma zamanımız iyice yaklaştı. Her şey çok güzel olacak inşaallah…