'Hafta hafta hamileliğim' kategorisindeki yazılar

41. Hafta da bitti… Bende hala bi numara yok.

4140. Haftanın sonundan beri yani, Cuma’dan beri her iki günde bir hastanedeyiz ve elimizde doruk’umuzla beraber dönmeyi ümid ederek gidiyoruz. Her gidişimizde Herman Bey, bir iki güne kadar kendiliğinden doğuracağını düşünüyorum deyip bizi evimize gönderdi. Cuma günü gittik-döndük, Pazartesi günü yine bir umutla gittik-döndük, Çarşamba günü normal geldi geldi gelmedi sezercik ile alınacak diye aç karnıma gittik ve malesef yine elimiz boş döndük :( Bizdeki sükût-u hayal bir yana Avcılar’dan abimler yengemleri, işyerinden Mertel’i ve öğleden sonra gelmek için hazırlık yapan diğer Tek Yapı arkadaşlarıma ve en çok da doğum fotoğraflarımı çekmek için gelen Ayça’ya mahçup olmanın sıkıntısını yaşadım :( Herman Bey’in çarşamba alacağız sözüne istinaden haber verdiğimiz insanlar ve telefonla açıklama yaptığımız kişilerin haddi hesabı yoktu… Ufak çaplı skandal… Tam bana göre yani :) Allahtan Selimcim de işin içindeydi de yaşanan bu karışıklığa sebep olan kişinin ben olmadığıma inandım… Neyse, doktorumuz bizi eve gönderdi ve Cuma günü için randevulaştık. Yarın 41. haftamız doluyor, oğlum hala içerde fıldır fıldır gezmekte… En sonki ölçümlere göre 4 kilonun üzerinde çıkmıştı, yarın belki 4,100 ün de üzerine çıkmış olacak. Karnım iyice aşağı düştü ama sanırım iri bir bebek olduğundan hâla kanala girmiş değil… Bazen düşünüyorum ben bilinçaltımda bir karar veremediğim için mi çocuğum hangi yolla geleceğine karar veremedi acaba??? Öyle ya en başından beri ‘hakkımda hayırlısı ne  ise o olsun’ dediğim için ve kendimi kaosun nazik ellerine dertsiz tasasız şekilde bıraktığım için ve de doktoruma çok güvendiğim için hiç bir düşünceye yoğunlaşamadım. Kimbilir???

Neyse, öyle ya da böyle Allah’ın izni ile kısmetse yarın oğluma kavuşabilmeyi umuyorum… Bir kaç kez gidip elimiz boş döndüğümüz için mi, yoksa artık gerçekten çocuğumu görmek istediğimden mi bilmiyorum duygu boşluğuna düştüm. Pek bir şey -ki buna korku da dahil- hissetmiyorum. Heyecanlı değilim. En çok merak var sanırım. Ultrason da sadece bir kere hayal meyal gördüğüm yüzü merak ediyorum, oğlumun bana nasıl bakacağını merak ediyorum. Bana ve babasına neler hissettireceğini merak ediyorum. Canını hiç düşünmeden vereceğin bir sevginin neye benzediğini merak ediyorum. Ve yine her zamanki gibi Allah’tan hayırlısını diliyorum.

Bu defa oğlumla birlikte dönmeye çok kararlıyım, Herman bizi evimize gönderse bile dönmeyeceğim :) Bir sonraki yazımı anne olarak yazmayı umuyorum…

Dua ile…

Doruk’un annesi, Yasemin

41. Haftanın sonunda kilo; 75  Tansiyon; 12-8

40. Haftanın sonundayız…

40Ve Doruk Bey’imizden hâlâ bir seda olmadığı gibi doğuma dair en ufak bir imare bile yok :( Çok rahat ettirmiş olmalıyım oğlumu. Tabii anne karnı sıcak, ekmek elden, su gölden, odun Hasan Dağı’ndan. Niye çıkmak istesin ki!…  İçerde nasıl dönüyor, nasıl hala oyun peşinde anlatamam. Ama nedense bir tek bana yapıyor bu şirinlikleri. Birisine gösterir göstermez beni yalancı çıkartırcasına duruyor, haylazlıktan efendiliğe geçiyor. Onlar bakmaktan vazgeçince tekrar oynamaya başlıyor oğlum annesine :) Ben de artık kimselere söylemiyorum ne yapayım…

Bu sabah uyanır uyanmaz babamız ve anneannemizle beraber doktorumuz Herman Bey’e gittik. Muayene olduk, doğum şeklini belirleyecek olan kilo kontrolünü yaptılar. Asistanı 4 kilo ölçtü, sonra kendisi tekrar ölçüm yapıp 4 kilonun biraz altını buldu. Tabii bunların hepsi belli bir yaklaşım. Sonra NST ye bağlanıp bebeğimin kalp atışlarını ve hareketlerini izlediler. Çok şükür bir sıkıntı yokmuş. Anneden bebeğe giden kan akımının da normal olduğunu tespit ettikten sonra Pazartesi günü için randevulaştık… Pazartesi günü ne gibi ihtimaller olacağı üzerinde çok kısa da olsa biraz konuştuk zira doktor bey tüm bunları pazartesi günü konuşmamızdan yanaydı. Sanırım hafta sonu kendi kendime sancılarımın başlayacağını düşünüyor. Tecrübe başka bir şey tabii. Bakıp göreceğiz artık kısmetimizde ne olduğunu. Dileğim bu defa evimize her ikimizinde hatta babamızla birlikte her üçümüzün de sağlıklı olarak kucağımızda Doruk’la dönmemiz inşaallah.

Click to continue reading “40. Haftanın sonundayız…”

39. Haftanın Sonunda…

  • Bebeğim 3,790 kg, ben 73,4 kg, tansiyonum 10 - 6
  • Geceleri uykuya dalmak, benim gibi hemencecik uyuyabilen biri için bile zorlaşmaya başladı
  • Sol tarafıma yatmaktan gına geldi, sırtüstü yatmak istiyorum ama o zaman da nefes alamıyorum. Bir de bebeğime oksijen gitmezmiş diye yatamıyorum.
  • Bebeğim sürekli hareket halinde çok şükür. En çok süt içince, portakal yiyince ve tatlı götürünce mutlu olup totosunu çıkartıyor :)
  • Doğduktan sonra karnımdaki hareketlerini çok özleyeceğimi biliyorum.
  • Tüm hazırlıklarımız bitti… Çikolatalarına varana kadar… Bir ara tümünün fotosunu çekeceğim…
  • Evi baştan aşağı elden geçirdik, temizledik. Hemen hemen her şey yıkandı, ütülendi, tekrar yerleştirildi. Temizlik gibisi yok gerçektende.
  • Oğlum sadece bizim evimize değil memlekete de baharı getirdi :) Hava günlük güneşlik…
  • Pazartesi yeniden kontrolümüz var. Eğer dört kiloya çıkar ise doktorumuz sezercik için tarih verecek, yok eğer kilosu çok artmazsa beklemeye devam :)
  • Herkesin şu gün doğurma sakın diye verdiği bir tarih var :) ve hiçbiri birbirini tutmuyor :)
  • Ama ben artık oğlumu görmek istiyorum… Elime alıp sevmek, koklamak, ısırmak istiyorum!!!!!!
  • Babamız oğluşunun odasını renkli hayal kahramanlarının resimleri ile süsledi… Ancak bir kreş oğlumun odası kadar renkli olabilir. Bir ara fotolarını çekeceğim…

37H4G

381Oğlumuzla buluşmamız vardı bu gün. Kilo ve tansiyon kontrollerinden sonra muayeneye geçtik. Herman Bey’e göre en çok 10 günü varmış oğluşumun dünyaya gelmek için. Bir hafta önce 3000 gr dediği oğluma bu günkü kontrolde 3700 gram dedi :) Buna göre günde 100 gram almış bizim Tosun Paşamız :) Gözüm korktu birden. Dört kilonun üzerine çıkarsa normal doğum yerine sezercik öneriyor doktor :( Bakalım haftaya durumumuz biraz daha netleşir inşaallah. Bir yandan oğluma çok iyi bakabildiğim için seviniyorum, diğer yandan dört kiloyu geçmesin ki normal yoldan birbirimize kavuşalım keyifli keyifli istiyorum. Tabii bu da her şey gibi kısmet. Bakalım zaman bize ne gösterecek.
Oğlumun neredeyse tüm hazırlıklarını babaannesi ile birlikte tamamladık sayılır.  Daha çok babaannesi yaptı her şeyini. Bir yandan ütüleyip yerleştirdi torununun eşyalarını bir yandan konuştu, sevdi eşyaları… :)

Kilo; 73,4      Tansiyon; 8,5 - 6

37 bitti hoşgeldin 38 :)

Bu gün Cuma’ymış. İnsan çalışmayınca günleri de takip etmez oluyor, saatlere bakmadığı gibi. Zamana bağlı olmamak çok güzel bir şey. İnsan ömrü hayatında en az bir iki kere yaşamalı bence…
Bu haftanın sonunda çok şükür hâlâ önemli bir şikayetim yok. Geceleri beni uykumdan ağlayarak uyandıran enteresan rüyalarım dışında… Gece uykum en az iki kere bölünüyor. Ve ben her uykumda ayrı ayrı enteresanlıkta rüyalar görüyorum. Kimi güzel kimi sıradışı… Hormonlarımın da etkisiyle bi tuhaf oldum ben. Acayip duygusallaştım. Ben uyanıyorum, Selimciğim de uyanıyor. Ona anlatıp rahatlıyorum sonra ben tekrar uyuyorum ( hiç zor olmuyor bu benim için ) olan bir daha gözüne uyku girmeyen Selimcime oluyor :) Bakalım bu ruh halim ne kadar sürecek. Ben bile hayret ediyorum kendime…
Haftaya yeniden doktorla randevumuz var. Bakalım yüzünü görebilecek miyiz canım oğlumun…
37. hafta sonunda kilo; 73,4