

10 nisan 2009
Ve Doruk Bey’imizden hâlâ bir seda olmadığı gibi doğuma dair en ufak bir imare bile yok
Çok rahat ettirmiş olmalıyım oğlumu. Tabii anne karnı sıcak, ekmek elden, su gölden, odun Hasan Dağı’ndan. Niye çıkmak istesin ki!… İçerde nasıl dönüyor, nasıl hala oyun peşinde anlatamam. Ama nedense bir tek bana yapıyor bu şirinlikleri. Birisine gösterir göstermez beni yalancı çıkartırcasına duruyor, haylazlıktan efendiliğe geçiyor. Onlar bakmaktan vazgeçince tekrar oynamaya başlıyor oğlum annesine
Ben de artık kimselere söylemiyorum ne yapayım…
Bu sabah uyanır uyanmaz babamız ve anneannemizle beraber doktorumuz Herman Bey’e gittik. Muayene olduk, doğum şeklini belirleyecek olan kilo kontrolünü yaptılar. Asistanı 4 kilo ölçtü, sonra kendisi tekrar ölçüm yapıp 4 kilonun biraz altını buldu. Tabii bunların hepsi belli bir yaklaşım. Sonra NST ye bağlanıp bebeğimin kalp atışlarını ve hareketlerini izlediler. Çok şükür bir sıkıntı yokmuş. Anneden bebeğe giden kan akımının da normal olduğunu tespit ettikten sonra Pazartesi günü için randevulaştık… Pazartesi günü ne gibi ihtimaller olacağı üzerinde çok kısa da olsa biraz konuştuk zira doktor bey tüm bunları pazartesi günü konuşmamızdan yanaydı. Sanırım hafta sonu kendi kendime sancılarımın başlayacağını düşünüyor. Tecrübe başka bir şey tabii. Bakıp göreceğiz artık kısmetimizde ne olduğunu. Dileğim bu defa evimize her ikimizinde hatta babamızla birlikte her üçümüzün de sağlıklı olarak kucağımızda Doruk’la dönmemiz inşaallah.
Click to continue reading “40. Haftanın sonundayız…”
Oğlumuzla buluşmamız vardı bu gün. Kilo ve tansiyon kontrollerinden sonra muayeneye geçtik. Herman Bey’e göre en çok 10 günü varmış oğluşumun dünyaya gelmek için. Bir hafta önce 3000 gr dediği oğluma bu günkü kontrolde 3700 gram dedi
Buna göre günde 100 gram almış bizim Tosun Paşamız
Gözüm korktu birden. Dört kilonun üzerine çıkarsa normal doğum yerine sezercik öneriyor doktor
Bakalım haftaya durumumuz biraz daha netleşir inşaallah. Bir yandan oğluma çok iyi bakabildiğim için seviniyorum, diğer yandan dört kiloyu geçmesin ki normal yoldan birbirimize kavuşalım keyifli keyifli istiyorum. Tabii bu da her şey gibi kısmet. Bakalım zaman bize ne gösterecek.
Oğlumun neredeyse tüm hazırlıklarını babaannesi ile birlikte tamamladık sayılır. Daha çok babaannesi yaptı her şeyini. Bir yandan ütüleyip yerleştirdi torununun eşyalarını bir yandan konuştu, sevdi eşyaları…
Kilo; 73,4 Tansiyon; 8,5 - 6
İlk zamanlar hamileliğim çok yavaş ilerliyormuş gibi geliyordu bana. Sabırsızlanıyordum. Ne zaman karnım iyice çıkacak, ne zaman hareketlerini hissedeceğim, ne zaman sesime tepki verecek der dururdum. Şimdi ise zamanın ne kadar çabuk geçtiğinden dem vuruyoruz Selim’le. Hamileliğimin sonlarına yaklaşırken, yeni sevgilime kavuşacağım için hem çok sevinçliyim hem de biraz hüzülüyüm. Artık onu kendi vücudumda taşımayacağım, benden nispeten daha bağımsız bir hayata başlangıç yapacak. Hem birbirimize kavuşacağız, hem ayrılacağız. Şimdi sadece o ve ben varız. Her oynayışını içimde hissediyorum. Yediklerimizi paylaşıyoruz, kanımız birbirine karışıyor. Dedim ya değişik bir çelişki. Hem ona kavuşacağım, öpüp koklayacağım için seviniyor ve sabırsızlanıyorum hem de diğer yandan %100 olan birlikteliğimiz nispeten azalacağı için hüzünleniyorum. Sonra Selim’i düşünüp yine şenleniyorum. O da oğluna kavuşacak nihayetinde. Onunla yeniden doğacak belki. Sevginin her türlüsünü hakkını vererek yaşayan sevgilim, bakalım oğluna kavuşunca nasıl bir hale bürünecek. Çiçeği, böceği, canlı cansız her varlığı, gönül gözüyle gören ve seven Selim kendinden olma oğlunu kendi parçasını kimbilir nasıl sevecek. O sahneleri görmeyi çok istiyorum.
Hamileliği çok sevdim ben. Kimbilir belki de kayda değer bir şikayetim olmadığı içindir. Bir mucizenin ana rollerinden biri olmanın keyfi bir yana hamilelik içinde pek çok güzel duyguyu barındıran çok başka bir şeymiş
Kesinlikle her kadının yaşaması gereken bir süreç bence. Kadın olmayı tamamlayan çok önemli bir süreç… Allah hayırlısıyla doğum ile sonlandırmayı nasip etsin.